Michigan Üniversitesi’nden araştırmacılar, akciğerlerde yaygın olarak bulunan Prevotella melaninogenica bakterisine dair son yüz yıldır kabul edilen temel bir varsayımı sarsan önemli bir keşif yaptı. Bugüne kadar bilim dünyasında, bu mikroorganizmanın oksijenli ortamlarda yaşayamayan ‘zorunlu anaerob’ olarak sınıflandırıldığı düşünülüyordu. Ancak yeni çalışmalar, bu bakterinin beklenenden çok daha yüksek oksijen oranlarına karşı dirençli olduğunu ve 21’e kadar varabilen yüksek oksijenli ortamlarda kısa süreli olarak hayatta kalabildiğini ortaya koydu.
Bu bulgu, akciğerlerdeki mikrobiyal yaşamın sürüş mekanizmalarına dair anlayışımızı kökten değiştirebilir. Araştırma ekibi, bakterinin oksijen stresine karşı tepkilerinin diğer solunum bakterilerinden farklı çalıştığını ve DNA hasarına farklı yanıt verdiğini belirledi. Uzmanlar, bakterilerin oksijen toleransının keskin sınırlarla belirlenmiş kategorilerden ziyade, bir spektrum üzerinde yer aldığını öne sürüyor. Bu keşif, gelecekte akciğer hastalıklarıyla mücadelede daha hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir ve vücudun mikroplarla etkileşimini daha iyi anlamamızı sağlayabilir.



