Bilim insanları, uzaydan düşen kaya parçalarının yeryüzüne ulaşmadan önce geçirdiği dönüşüm sürecini detaylı olarak inceleyerek yedi ayrı aşamayı ortaya koydu. SETI Enstitüsü ve NASA Ames Araştırma Merkezi’nden bir ekip, videolarla ve fotoğraflarla belgelenmiş 75 meteor düşüşünü analiz etti. Araştırma, bu cisimlerin yalnızca buharlaşarak yok olmadığını, aksine erime ve parçalanma süreçlerinin hız kaybı ile kütle azalmasını belirleyen ana mekanizmalar olduğunu gösterdi. Çalışma, ‘Meteoritics & Planetary Science’ dergisinde yayımlandı.
Araştırmaya göre bir ateş topu atmosferde inerken önce bir şok dalgası oluşturarak parlar ve gözlemcilere ‘yıldız kayması’ olarak görünür. Ardından yoğunlaşan havaya girdikçe parlaklığı artar ve bazı durumlarda hızlı dönüş hareketi izlenir. Üçüncü aşamada cisim ani bir parlaklıkla ateş topuna dönüşür; bu noktada yüzeyden kopan erimiş damlacıklar arkasında buharlaşmaya devam eder. Yaklaşık 60 kilometre yükseklikte erime dengesi sağlanırken, kayanın başlangıç ağırlığının yüzde 40’ına kadarı erime yoluyla kaybolur.
Beşinci aşamada artan hava basıncı kayayı parçalamaya başlar ve bu durum ani hız kaybına neden olur. Bilim insanları, parçalanmanın, kayaların uzayda yaşadığı çarpışmalar nedeniyle zayıflamış olmasıyla ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Ana kaya parçasının arka kısmı sağlam kaldığı sürece arkasında düşük basınçlı bir alan oluşturarak küçük parçacıkları çekiyor; bu parçacıklar yere dar bir şerit halinde düşüyor.
Son aşamalarda cisim tamamen yavaşlayıp parlamayı bıraktığında, geriye kalan parçaların yüzeyinde ince bir kaynaşma kabuğu oluşuyor. Bu bulgular, meteoritlerin yeryüzüne nasıl ulaştığına dair klasik buharlaşma modellerini gözden geçirmemize olanak sağlıyor.



