Tufst Üniversitesi araştırmacıları, domateslerin karaciğer sağlığı üzerindeki koruyucu etkisinin, bu meyvenin kırmızı rengini veren likopen ile sınırlı olmadığını ortaya koydu. Bilim insanları, ‘Molecular Nutrition & Food Research’ dergisinde yayımladıkları çalışmada, bitkilerin likopen üretmek için kullandığı renksiz bir öncü madde olan fitoendenin, farelerde yağlı karaciğer hastalığını önemli ölçüde azalttığını belirledi.
Bu keşif, neden bütün domates tozunun saf likopene kıyasla karaciğeri daha etkin koruduğuna dair yıllardır süren soruya ışık tutuyor. Metabolik işlev bozukluğuyla ilişkili yağlı karaciğer hastalığı, yetişkinlerin yüzde 38’ine kadarını etkileyebilen ve ilerleyen aşamalarda siroza yol açabilen sinsi bir rahatsızlık olarak dikkat çekiyor. Araştırmacılar, rafine karbonhidrat açısından zengin bir diyetle beslenen farelere, günlük üç-orta boy domatese eşdeğer miktarda fitoene verdiklerinde, bu hayvanların yağlı karaciğer belirtilerinin çok daha hafif olduğunu gözlemledi.
Çalışmanın baş yazarı Na Youn Lee, domateslerde hem likopen hem de fitoenein bol miktarda bulunduğunu, ancak vücudun fitoenei daha kolay emdiğini vurguluyor. Fitoenenin karaciğer metabolizmasını kontrol eden proteinleri aktive ettiğini ve organın yağ biriktirmek yerine fazla yağı enerji olarak yakmasına yönelttiği tespit edildi. Araştırmanın kıdemli yazarı Xiang-Dong Wang ise fitoenein sadece domateslerde değil; havuç, kırmızı biber, karpuz ve şeftali gibi çeşitli sebzeler ve meyvelerde de bulunduğunu hatırlatarak, bu besinlerin tüketiminin karaciğer hastalığının önlenmesine yardımcı olabileceğini ifade etti.



