Yüksek tansiyon vakalarının önemli bir kısmında, mevcut standart testlerin tespit edemediği gizli bir hormonal bozukluk rol oynuyor olabilir. Bristol, Manchester, Bergen, Stockholm ve Atina’daki üniversitelerden bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir çalışma, birincil aldosteronizm olarak bilinen ve tedavi edilebilir olabilecek bu duruşun teşhisinde devrim niteliğinde bir bulguya ulaştı.
Bilim insanları, hastaların evlerinde doğal ortamlarında takılarak sürekli hormon takibi sağlayan U-RHYTHM adlı taşınabilir bir cihaz kullandı. Bu cihaz sayesinde hastaların 24 saatlik süreçteki hormon seviyeleri, her 20 dakikada bir ölçüldü. Araştırmacılar, aldosteron hormonunun gün içinde sürekli yüksek kalmak yerine belirgin dalgalanmalar gösterdiğini, özellikle de uykulu saatlerde görülen ani artımların mevcut rutin tahlillerde kaçırıldığını ortaya koydu. Tek anlık kan testleri, bu dalgalanmalardan ötürün hastalık şiddetli olsa bile yanlışlıkla normal sonuç verebiliyor.
Çalışma, bu hastalığın kalp ve damar hastalıkları ile inme riskini artırdığını, ancak erken teşhisle yönetilebildiğini vurguluyor. Ayrıca, bozukluğun tek bir böbreküstü bezinden kaynaklandığı durumlarda, bu bezin ameliyatla alınmasının anormal hormon artışlarını sona erdirdiği de gözlemlendi. Sonuçlar, yüksek tansiyon teşhisinin yalnızca klinik ziyareti sırasındaki tek bir ölçüme dayanmaması, hastaların günlük yaşam düzeni içindeki hormonal ritimlerinin dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor.



