Flinders Üniversitesi’nden Prof. Joseph Selvanayagam ve ekibinin yürüttüğü, on yılı aşkın süredir devam eden büyük ölçekli bir rastgele klinik çalışma, kalp yetmezliği olan hastalar için yeni umutlar vadediyor. Avustralya, Almanya ve Birleşik Krallık’taki 18 farklı merkezde gerçekleştirilen bu çalışma, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu yüzde 36 ile 50 arasında değişen ve kardiyak MRI ile kalp kasında sertleşme (skar) tespit edilen 70 yaş altı hastalarda implantable kardiyoverter defibrilatörlerin (ICD) etkinliğini incelemiştir.
Şu anki tıbbi kılavuzlar, defibrilatör takılmasını yalnızca ağır kalp yetmezliği olan hastalarla sınırlamaktadır. Ancak bu araştırma, daha hafif veya orta düzeyde fonksiyon kaybı yaşayan ve kalbinde hasar izleri bulunan belirli bir hasta grubunun, bu cihazlardan faydalanabileceğini ortaya koymuştur. JAMA dergisinde yayımlanan sonuçlara göre, 70 yaş altı katılımcılarda ani kalp durumu riski istatistiksel olarak anlamlı ölçüde azalmıştır. Prof. Selvanayagam, bu bulguların gelecekteki tedavi kararlarında kritik rol oynayacağını belirterek, kalp yetmezliği öyküsü olan hastaların mutlaka kardiyak MRI çektirmeleri ve doktorlarıyla bu konuda görüşmeleri gerektiğini vurguladı. Çalışma, Münih’te düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Derneği Kongresi’nde de sunulmuştur.



