Küresel petrol piyasasında yaşanan jeopolitik gerilimler, akaryakıt sektöründe rafineri kârlılığını tarihin en yüksek seviyelerine taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonlar sonrası Hürmüz Boğazı’ndaki seferberlik endişeleri, ham petrol ve türev ürün fiyatlarında sert bir artışa yol açtı. Bu süreçte, rafinerilerin ham petrolu işleyerek elde ettiği marjlar, Şubat ayındaki 27 dolarlık seviyelerden Eylül’de varil başına 78,5 dolara kadar yükselerek rekor tazeledi.
Ukrayna-Rusya savaşı kaynaklı rafineri kapasite kayıpları ve Rusya’nın ihracat kısıtlamaları, arz sıkıntısını derinleştirirken, dizel ve jet yakıtı piyasalarında ciddi darboğazlar oluştu. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, küresel petrol ürünü ticareti geçen yıla kıyasla günlük 3,8 milyon varil azalarak sistemdeki dengesizliği vurguladı. ABD’de motorin rafineri marjı ilk kez 100 dolar eşiğini aşarken, Avrupa’da da benzer rekor seviyeler gözlendi.
Bu küresel fiyat dalgalanmaları, Türkiye’deki pompa fiyatları üzerinde de yukarı yönlü baskı yaratıyor. Türkiye, benzin ihtiyacını büyük ölçüde iç üretimle karşılasa da motorin konusunda yüzde 47’lik oranla ithalata bağımlı durumda. Uluslararası piyasalardaki artışların tüketiciye olumsuz yansımasını azaltmak amacıyla 5 Mart’ta devreye alınan Eşel Mobil sistemi, vergiler üzerinden fiyat istikrarını sağlamaya yönelik kritik bir tampon görevi üstleniyor.



