Çin ile Özbekistan arasındaki ekonomik bağlar son dönemde belirgin şekilde derinleşti. 2026’nın ilk altı ayına ait veriler, iki ülke arasındaki ticaret hacminin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38 oranında artarak 9 milyar 471 milyon dolara yükseldiğini ortaya koydu. Bu büyüme, Pekin’in Taşkent’in toplam dış ticaretindeki payını yüzde 23,1 seviyesine taşıyarak ülkenin en büyük ticaret ortağı konumunu pekiştirdi.
Ancak bu ticari genişlemenin ardında dikkat çekici bir dengesizlik bulunuyor. Özbekistan’ın Çin’den ithalatı yüzde 39,3 artışla 8 milyar 47 milyon dolara ulaşırken, ihracatı yalnızca yüzde 32,4 artarak 1 milyar 424 milyon dolarda kaldı. Bu tablo, iki ülke arasındaki ticaret açığının 6 milyar 623 milyon dolara çıkmasına neden oldu. Açık, Özbekistan’ın toplam 9,2 milyar dolarlık dış ticaret açığının büyük bir bölümünü oluşturuyor.
Ekonomistler, bu durumun hem fırsatlar hem de riskler barındırdığına işaret ediyor. Çin’den gelen makine, teknoloji ve elektrikli araç ithalatının ülkenin sanayi kapasitesini artırması açısından önemli görülse de, ihracatın ham maddelere bağımlı kalması ve ithalata olan bağımlılığın hızla artması ekonomik asimetri riskini doğuruyor. Uzmanlar, Özbekistan’ın gelecek dönemde katma değerli ürün ihracatını artırması ve pazar çeşitliliğini genişletmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.



