Haberler

Yargıtay'dan evlilik öncesi alınan evin kredi borcuna dair emsal karar

Elif Yıldırım ·

Yargıtay'dan evlilik öncesi alınan evin kredi borcuna dair emsal karar

Evlilikten önce kredi çekilerek alınan konutun mülkiyeti ve boşanma sürecindeki paylaşımı, hukukçular ve çiftler tarafından merak edilen konuların başında geliyor. Yargıtay’ın verdiği emsal bir karara göre, tapu belgesinin evlilik öncesinde düzenlenmiş olması, evlilik süresince yapılan kredi ödemelerinin mal rejimi hesaplamalarının dışında kalacağı anlamına gelmiyor. Mahkeme, evlilik birliği içinde ödenen taksitlerin edinilmiş mallardan karşılandığı kabulüyle, diğer eşin ‘değer artış payı’ alacağı talep edebileceğine hükmetti.

İncelenen davada, taşınmaz için açılan konut kredisinin bazı taksitleri evlilikten önce, bazısı evlilik süresince, kalanı ise evliliğin sona ermesinden sonra ödenmişti. Bir alt dereceli mahkeme, bu süreçte yapılan ödemelerden kaynaklanan alacak talebini reddetmişti. Ancak üst mahkeme, kararını bozarak ödeme kaynakları ile taşınmazın değer artışının detaylı şekilde araştırılması gerektiğini belirtti. Yargıtay, evin tamamının veya otomatik olarak yarısının diğer eşe devredilmeyeceğini, ancak evlilik süresince yapılan katkıların miktarı, oranı ve gayrimenkulün son değerine göre somut bir alacak hakkı doğurabileceğini vurguladı.

Uzmanlar, tapudaki ismin tek başına belirleyici olmadığını, kredi taksitlerinin hangi kaynaklardan ve hangi dönemde ödendiğinin kritik önem taşıdığını belirtiyor. Evlilik öncesi alınan konut kural olarak kişisel mal sayılsa bile, evlilik sürecindeki finansal katkılar boşanma sonrası hesaplamalarda dikkate alınıyor. Bu durum, evin mülkiyetinin paylaşımından ziyade, yapılan katkıya karşılık gelen belirli bir maddi alacağın belirlenmesi sürecini ifade ediyor.

Paylaş

Haberler Kategorisinde Daha Fazlası