Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma hayatında sıkça tartışılan yıllık izin uygulamasına ilişkin çığır açan bir karar aldı. 2026 yılına ait bu kararda, işçinin kendi talebi ve rızasıyla on günden kısa sürelerde kullandığı izinlerin, tek başına iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi için gerekçe oluşturmayacağı belirtildi.
Karar, uzun yıllardır süren bir anlaşmazlığı çözüme kavuşturuyor. Daha önceki yasal uygulamalarda on günden kısa izinlerin haklı fesih nedeni sayıldığı ve çalışanların bu durumdan ötürü işlerini bıraktığı gözlemleniyordu. Ancak Yüksek Mahkeme, söz konusu davadaki işçinin izin süresinin kısaltılmasını kabul ettiğine ve daha uzun süreli izin için işverene önceden yazılı bildirimde bulunamadığına kanaat getirdi.
Dava sürecinde, bir gümrük müşavir yardımcısı olarak çalışan davacı, yıllık izinlerinin parçalı ve yetersiz kullandırıldığını iddia etmiş, bunun sonucu olarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüştü. İlk derece mahkemesi çalışanı haklı bularak kıdem tazminatı ve izin ücreti ödenmesine hükmetmişti. Ancak Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak yerel mahkeme kararını bozdu.
Yargıtay, İş Kanunu’na göre izinlerin bölünemeyeceği kuralının, tarafların anlaşmasıyla esnetilebileceğine dikkati çekti. İşverenin izni keyfi olarak kısalttığı veya tamamen reddettiği ispatlanamadığı sürece, işçinin rızasıyla kullanılmış kısa süreli izinlerin geçerli sayılacağına karar verildi. Bu gelişme, kıdem tazminatı talepleriyle sonuçlanan benzer uyuşmazlıklarda yeni bir emsal oluşturuyor.



