Mikel Arteta, Çarşamba günü Aston Villa’yı 1-0 mağlup ederek Premier Lig tarihindeki en seçkin teknik direktörler kulübüne adını yazdırdı. Bu galibiyetle birlikte kariyerinde 250. lig maçına çıkan İspanyol çalıştırıcı, hem futbolcu hem de teknik direktör olarak bu eşiği aşan ikinci isim olma başarısını gösterdi. Arteta, bu alanda kendisinden önce gelen tek isim olan Mark Hughes’un ardından bu onura ulaştı. Arteta, bu kulüpte yer alan ve aynı zamanda en yüksek galibiyet oranlarına sahip olan dördüncü teknik direktör konumunda; onu yalnızca Pep Guardiola, Sir Alex Ferguson ve Jürgen Klopp geçiyor.
Arsenal, geçen sezon 22 yıllık hasretin ardından şampiyonluğa ulaşırken savunma direnciyle öne çıkmıştı. Bu sezonun ilk iki lig maçında rakiplerine sadece üç isabetli şut imkânı tanıyan takım, Villa deplasmanında rakibine tek bir isabetli şut bile bırakmadı. Bu istatistik, Arteta’nın ekibinin defansif disiplininin hâlâ ne denli güçlü olduğunu gözler önüne seriyor. Takımın bu başarısında kaleci David Raya, orta sahadaki Boubakary Soumare ve defansif duvarı oluşturan William Saliba ile Gabriel Magalhaes’in performansları belirleyici rol oynuyor.
Öte yandan Arsenal, kadro derinliğini artırmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yaz 250 milyon sterlinlik bir harcama yapan kulüp, bu yaz da Bruno Guimaraes, Piero Hincapie ve Ezri Konsa gibi isimlerle anlaşarak yaklaşık 200 milyon sterlinlik bir bütçe ayırdı. Arteta, transfer döneminin son günlerinde hücum hattına elit bir oyuncu katma arayışlarını sürdürüyor. Özellikle Atletico Madrid’den Julian Alvarez için ilginin sürdüğü belirtiliyor. Teknik direktör, kadronun bu derinliğinin sezon boyunca belirleyici olacağını vurgularken, rakiplerine göre daha istikrarlı bir performans sergileyen Arsenal’in şampiyonluk yarışındaki iddiasının güçlü kaldığına dikkat çekiyor.