Amerikan otomobil piyasasında son yıllarda tekerlekten tahrikli araçların popülaritesi hızla artmaktadır. 2024 verilerine göre, ülkede üretilen yeni otomobillerin yaklaşık yarısını çapraz (crossover) modeller oluşturmakta ve bu araçların büyük çoğunluğunda dört tekerlekten tahrik (4x4) sistemi yer almaktadır. Bu artışın temel nedeni, tüketicilerin güvenlik kaygıları ve düzenleyici kurumların getirdiği yakıt tüketimi standartlarındaki boşluklardır.
Çalışma ve Çevre Bilimcileri Birliği (Union of Concerned Scientists) araştırmalarına göre, otomobil üreticileri, belirli bir araç modelini ‘kamyonet’ kategorisinde sınıflandırdığında daha düşük emisyon hedeflerine tabi tutulmaktadır. Bir aracın iki tekerlekten tahrikli olması durumunda ‘otomobil’ sınıfına, dört tekerlekten tahrikli olarak tasarlanmasıyla ise ‘kamyonet’ sınıfına dahil edildiği bilinmektedir. Kamyonetler için geçerli olan yakıt verimliliği kuralları, otomollere kıyasla daha esnektir ve bu durum, üreticilere 4x4 sistemini maliyet açısından daha cazip hale getirmektedir.
2010 yılında 4x4 seçeneğinin maliyeti ortalama 1.700 dolar civarındayken, bu rakam 2015’te 1.490 dolara kadar düşmüştür. Elektrikli araçların piyasaya daha fazla girmesi de bu eğilimi desteklemektedir; elektrikli araçlarda ikinci bir motor eklemek, benzinli araçlardaki mekanik tahrik aksamlarına kıyasla daha kolay ve ekonomik bir süreçtir. Tüketiciler açısından bakıldığında ise kış koşullarında artan kazalar, alıcıları 4x4 sistemlere yönlendiren önemli bir faktör olmaya devam etmektedir. Ancak uzmanlar, 4x4 sisteminin fren mesafesini kısaltmadığı ve kış lastiklerinin yerini alamadığı konusunda uyarılarda bulunmaktadır.



