Çin, lityum madenciliğinde ortaya çıkan atıklardan rubidyum ve seryum gibi kritik nadir metalleri geri kazandırmak için dünya genelinde bir ilk olan devasa bir üretim hattını faaliyete geçirdi. Jiangxi eyaletinde, Çin Mühendislik Akademisi ve Ganfeng Lithium işbirliğiyle kurulan bu tesis, yıllık kapasitesi 500 ton olmak üzere tasarlandı. Sistemin en dikkat çekici özelliği, geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha az yer kaplayan ve kimyasal tüketimi yüzde 40 oranında azaltan on yedi kuleli bir ekstraksiyon mimarisine sahip olmasıdır.
Yeni yöntem, yüksek saflıkta ürünler ortaya koymayı başarıyor; hem seryum karbonat hem de rubidyum karbonat yüzde 99,9’un üzerinde saflıkta elde ediliyor ve bu ürünler ticari olarak satışa sunuldu. Bu gelişme, Çin’in ithalata bağımlılığını azaltma stratejisinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor. Ülkede, lityum cevherlerinde ve tuz gölleri çözeltilerinde hapsedilmiş durumda olan devasa rubidyum ve seryum rezervleri bulunuyor. Daha önce bu değerli metaller genellikle atık yığınlarında boşa harcanırken, yeni teknoloji sayesinde yüzde 98’in üzerinde seryum ve yüzde 95’in üzerinde rubidyum kurtarılabiliyor.
Bu ilerleme, Çin’in yerli yüksek teknoloji sektörünü besleyen stratejik bir güvenlik katmanı oluşturuyor. Atomik saatler, kuantum hesaplama ağıları ve yeni nesil batarya teknolojileri gibi alanlarda bu metallerin önemi artarken, ülkede yıllık yaklaşık 3.000 ton rubidyum tuzu eşdeğeri kapasiteye ulaşıldı. Uzmanlar, bu ölçeklenebilir tasarımın, düşük yoğunluklu kaynakların verimli ve temiz bir şekilde işlenmesi için sektörde yeni bir standart belirlediğini ve gelecekteki ticari genişlemelerin önünü açtığını belirtiyor.



